Site Aletleri


Farklar

Bu sayfanın seçili sürümü ile mevcut sürümü arasındaki farkları gösterir.

Karşılaştırma görünümüne bağlantı

efsane:yaratilis-mitleri [08/05/2019 12:01]
sonsuz oluşturuldu
efsane:yaratilis-mitleri [17/05/2019 21:00] (mevcut)
sonsuz [Eski Ahit Ve Yeni Ahit Kaynaklarında Yaratılış]
Satır 23: Satır 23:
 Tevrat’taki yaratılış hikâyesi şöyledir; Tanrı ilk insanı ya da ilk Âdem’i topraktan şekil vererek ve burnuna hayat nefesi üfleyerek yaratmıştır. Sonrasında doğu tarafında Aden’de bahçe yaparak orada topraktan meyve veren güzel görünüşlü ağaçlar bitirmiştir. Tanrı hayat ağacını ve iyiyi ve kötüyü bilme ağacını bahçenin tam ortasında yaratmıştır. Bahçeyi sulama için Aden’den bir ırmak çıkmıştır. Irmak bölünerek dört kola (Pişondur, Gihon, Dicle ve Fırat ırmakları) ayrılmıştır. Tanrı, bahçenin korunması ve bakımı ile ilgilenmesi için yaratmış olduğu Âdem’i yetiştirmiştir. Bahçedeki bütün ağaçlardan yiyebileceğini ancak iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yerse öleceğini bildirmiştir. Tanrı sonra Âdem’in tek başına olmasının iyi olmadığını düşünerek onun için uygun bir yardımcı yaratmaya karar vermiştir. Ayrıca her cinsten hayvanlar yaratmıştır. Âdem bu yaratılan hayvanlara isim vermiştir. Hayvanların her birinin adını ne koydu ise hayvanlar o isim ile anılmaktadır. Fakat Âdem için uygun bir yardımcı bulunamamaktadır. Bu durum üzerine Tanrı Âdem’e derin bir uyku verir ve Âdem uykudayken Tanrı Âdem’in kaburga kemiklerinden birini alarak kadını yaratmıştır. Âdem, kadın kendisine verildiğinde kemiklerinden ve etinden olduğu için kadına anne babasından daha çok sıkı bağlanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca Âdem ve kadının çıplaktır ve utançları yoktur (Tevrat/​Tekvin BAP 2, 2005: 2-3). Kadın yaratıldıktan sonra Tanrı’nın yaratmış olduğu tüm kara hayvanlarının içerisinde en hilekâr olan yılan, kadına bahçedeki ağaçlarla ilgili olarak yasak hakkında soru sorar. Kadın her ağaçtan yiyebileceklerini fakat Tanrı’nın bahçenin ortasındaki ağaçtan yemeyi ve ağaca yaklaşmayı yasakladığını anlatır. Bunun üzerine yılan kadına eğer ağaçtan yerlerse ölmeyeceklerini ve eğer yerlerse tam tersi gözlerinin açılarak iyi ve kötüyü ayırt etmede Tanrı kadar iyi olabileceklerini anlatmıştır. Kadın ağacın güzel ve hoş olduğunu, insanı anlayışlı yaptığını düşünerek ağacın meyvesinden yer ve kocasına da vererek ona da yedirir. Böylece birden gözleri açılır ve çıplaklıklarını fark ederler. İncir yapraklarından kendilerine örtü yaparlar. Tanrı’nın geldiğini görünce ağaçların arasına gizlenmişlerdir. Tanrı, Âdem’in yasak meyveden yediğini öğrendiğinde sorgulama başlamaktadır. Âdem, meyveyi kadının kendisine verdiğini söylemiştir. Kadın kendisini yılanın kandırdığını söylemiştir. Tanrı yılana, kadına ve Âdem’e cezalarını bildirmiştir. Yılanın cezası; lanetlenerek karnının üzerinde yürümek, ömrü boyunca toprak yemeye mahkûm olmak ve kadın ile kendi arasına ve zürriyetleri arasına düşmanlık konmasıdır. Kadının cezası; doğum ve gebelik acılarının artırılması,​ kocasına meyletmesi, gönül vermesi ve kocasının kendisine hâkim olmasıdır. Âdem’in cezası; Tanrı’nın yasağını çiğnediği ve karısının sözünü dinlediği için toprağın kendisinden dolayı lanetlenmesi,​ yiyeceğini topraktan zahmet ile elde etmesi ve tekrardan toprağa dönene kadar alın teri ile ekmeğini kazanmasıdır. Âdem karısına yaşayan anlamına gelen Havva ismini vermiştir. Tanrı, Âdem’i ve Havva için deriden bir kaftan yaparak giydirmiştir. Tanrı, iyilik ve kötülük ağacından yiyen Âdem’in iyiyi ve kötüyü bilmede kendisi gibi olduğunu ifade eder. Tekrar bir hata yapıp hayat ağacına uzanarak ebediyete ulaşmasın diye Tanrı Âdem’i Aden bahçesinden kovmuştur ve hayat ağacı için Aden bahçesinin dört yanını her tarafa dönen kılıçlar yerleştirmiştir. İnsanlığın yeryüzü macerası başlamıştır (Tevrat/​Tekvin BAP 3, 2005: 3-4). Tevrat’taki yaratılış hikâyesi şöyledir; Tanrı ilk insanı ya da ilk Âdem’i topraktan şekil vererek ve burnuna hayat nefesi üfleyerek yaratmıştır. Sonrasında doğu tarafında Aden’de bahçe yaparak orada topraktan meyve veren güzel görünüşlü ağaçlar bitirmiştir. Tanrı hayat ağacını ve iyiyi ve kötüyü bilme ağacını bahçenin tam ortasında yaratmıştır. Bahçeyi sulama için Aden’den bir ırmak çıkmıştır. Irmak bölünerek dört kola (Pişondur, Gihon, Dicle ve Fırat ırmakları) ayrılmıştır. Tanrı, bahçenin korunması ve bakımı ile ilgilenmesi için yaratmış olduğu Âdem’i yetiştirmiştir. Bahçedeki bütün ağaçlardan yiyebileceğini ancak iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yerse öleceğini bildirmiştir. Tanrı sonra Âdem’in tek başına olmasının iyi olmadığını düşünerek onun için uygun bir yardımcı yaratmaya karar vermiştir. Ayrıca her cinsten hayvanlar yaratmıştır. Âdem bu yaratılan hayvanlara isim vermiştir. Hayvanların her birinin adını ne koydu ise hayvanlar o isim ile anılmaktadır. Fakat Âdem için uygun bir yardımcı bulunamamaktadır. Bu durum üzerine Tanrı Âdem’e derin bir uyku verir ve Âdem uykudayken Tanrı Âdem’in kaburga kemiklerinden birini alarak kadını yaratmıştır. Âdem, kadın kendisine verildiğinde kemiklerinden ve etinden olduğu için kadına anne babasından daha çok sıkı bağlanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca Âdem ve kadının çıplaktır ve utançları yoktur (Tevrat/​Tekvin BAP 2, 2005: 2-3). Kadın yaratıldıktan sonra Tanrı’nın yaratmış olduğu tüm kara hayvanlarının içerisinde en hilekâr olan yılan, kadına bahçedeki ağaçlarla ilgili olarak yasak hakkında soru sorar. Kadın her ağaçtan yiyebileceklerini fakat Tanrı’nın bahçenin ortasındaki ağaçtan yemeyi ve ağaca yaklaşmayı yasakladığını anlatır. Bunun üzerine yılan kadına eğer ağaçtan yerlerse ölmeyeceklerini ve eğer yerlerse tam tersi gözlerinin açılarak iyi ve kötüyü ayırt etmede Tanrı kadar iyi olabileceklerini anlatmıştır. Kadın ağacın güzel ve hoş olduğunu, insanı anlayışlı yaptığını düşünerek ağacın meyvesinden yer ve kocasına da vererek ona da yedirir. Böylece birden gözleri açılır ve çıplaklıklarını fark ederler. İncir yapraklarından kendilerine örtü yaparlar. Tanrı’nın geldiğini görünce ağaçların arasına gizlenmişlerdir. Tanrı, Âdem’in yasak meyveden yediğini öğrendiğinde sorgulama başlamaktadır. Âdem, meyveyi kadının kendisine verdiğini söylemiştir. Kadın kendisini yılanın kandırdığını söylemiştir. Tanrı yılana, kadına ve Âdem’e cezalarını bildirmiştir. Yılanın cezası; lanetlenerek karnının üzerinde yürümek, ömrü boyunca toprak yemeye mahkûm olmak ve kadın ile kendi arasına ve zürriyetleri arasına düşmanlık konmasıdır. Kadının cezası; doğum ve gebelik acılarının artırılması,​ kocasına meyletmesi, gönül vermesi ve kocasının kendisine hâkim olmasıdır. Âdem’in cezası; Tanrı’nın yasağını çiğnediği ve karısının sözünü dinlediği için toprağın kendisinden dolayı lanetlenmesi,​ yiyeceğini topraktan zahmet ile elde etmesi ve tekrardan toprağa dönene kadar alın teri ile ekmeğini kazanmasıdır. Âdem karısına yaşayan anlamına gelen Havva ismini vermiştir. Tanrı, Âdem’i ve Havva için deriden bir kaftan yaparak giydirmiştir. Tanrı, iyilik ve kötülük ağacından yiyen Âdem’in iyiyi ve kötüyü bilmede kendisi gibi olduğunu ifade eder. Tekrar bir hata yapıp hayat ağacına uzanarak ebediyete ulaşmasın diye Tanrı Âdem’i Aden bahçesinden kovmuştur ve hayat ağacı için Aden bahçesinin dört yanını her tarafa dönen kılıçlar yerleştirmiştir. İnsanlığın yeryüzü macerası başlamıştır (Tevrat/​Tekvin BAP 3, 2005: 3-4).
 Yeni Ahit kaynaklarında ilk insanın yaradılış ile ilgili bilgi bulunmamakla beraber İsa’nın yaratılışı özel olarak ele alınmış ve mucizevi olaylara etraflıca değinilmiştir. Matta İncil’inin başlangıcında yaratılış hakkında bilgi verilmemiştir. İncil İbrahim oğlu, Davud oğlu, İsa Mesih’in kitabı olduğu belirtilmiştir. İbrahim’den Davud’a kadar olan on dört nesil olduğundan bahsedilerek başlar ve Matta İncil’i Meryem’den İsa Mesih’in doğumunu konu almıştır (İncil/​Matta BAP 1, 2005: 1). Markos İncil’ine göre İsa Tanrı’nın oğludur. Günah çıkarma ve vaftiz edilmeyi konu almıştır. Markos İncil’inin başlangıcında İsa’nın İncili anlatmasından bahsedilir (İncil/​Markos BAP 1-2, 2005: 45-47). Luka İncil’i Zekeriya’ya kısır ve yaşlı eşinden doğacak bir oğul müjdesi ile başlamaktadır. Bakire Meryem’e gebe kalacağı ve doğacak çocuğunun adının İsa olacağı bildirilmiştir. Doğacak çocuğun büyük olacağı ve ona Tanrı’nın oğlu olarak bilineceği söylenmiştir (İncil/​Luka BAP 1, 2005: 72-73). Yuhanna İncil’ine her şey bir söz ile başlamıştır. Başlangıçta Tanrının kontrolündedir. Her şey söz ile olmuştur. Allah tarafından gönderilmiş bir adam ortaya çıkmıştır ve adı Yahya’dır. Tanrıyı hiç kimse görmemiştir. Ancak oğlunun bildirdiği kadar bilinmektedir. Yahya, İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğunu bildirmiştir (İncil/​Yuhanna BAP 1, 2005: 118-119). Yeni Ahit kaynaklarında yaratılış kavramları detaylı olarak belirtilmemesine rağmen Katolik inancın benimsemiş olduğu “Lekesiz Gebelik” öğretisinde İsa’nın lekesiz olarak anne rahmine düşmesinin yanı sıra Meryem’in de annesinin rahmine lekesiz olarak düştüğü belirtilmektedir. Ayrıca Meryem’in Havva’dan önce lekesiz gebelik için seçildiği ve “İlk Günah” olarak ifade edilen günahtan arınmış olarak doğmuş olduğu inancı hâkimdir. Lekesiz gebelik sahnelerinde yılana benzer bir yaratığın veya şeytanın Meryem’in ayakları altında tasvir edilmesinden dolayı itaatsizliğinden dolayı ilk günahı işleyen Havva’nın yerine geçen “Yeni Havva”yı temsil ettiği düşünülmektedir (Tükel ve Arsal, 2014: 219-220). Yeni Ahit kaynaklarında ilk insanın yaradılış ile ilgili bilgi bulunmamakla beraber İsa’nın yaratılışı özel olarak ele alınmış ve mucizevi olaylara etraflıca değinilmiştir. Matta İncil’inin başlangıcında yaratılış hakkında bilgi verilmemiştir. İncil İbrahim oğlu, Davud oğlu, İsa Mesih’in kitabı olduğu belirtilmiştir. İbrahim’den Davud’a kadar olan on dört nesil olduğundan bahsedilerek başlar ve Matta İncil’i Meryem’den İsa Mesih’in doğumunu konu almıştır (İncil/​Matta BAP 1, 2005: 1). Markos İncil’ine göre İsa Tanrı’nın oğludur. Günah çıkarma ve vaftiz edilmeyi konu almıştır. Markos İncil’inin başlangıcında İsa’nın İncili anlatmasından bahsedilir (İncil/​Markos BAP 1-2, 2005: 45-47). Luka İncil’i Zekeriya’ya kısır ve yaşlı eşinden doğacak bir oğul müjdesi ile başlamaktadır. Bakire Meryem’e gebe kalacağı ve doğacak çocuğunun adının İsa olacağı bildirilmiştir. Doğacak çocuğun büyük olacağı ve ona Tanrı’nın oğlu olarak bilineceği söylenmiştir (İncil/​Luka BAP 1, 2005: 72-73). Yuhanna İncil’ine her şey bir söz ile başlamıştır. Başlangıçta Tanrının kontrolündedir. Her şey söz ile olmuştur. Allah tarafından gönderilmiş bir adam ortaya çıkmıştır ve adı Yahya’dır. Tanrıyı hiç kimse görmemiştir. Ancak oğlunun bildirdiği kadar bilinmektedir. Yahya, İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğunu bildirmiştir (İncil/​Yuhanna BAP 1, 2005: 118-119). Yeni Ahit kaynaklarında yaratılış kavramları detaylı olarak belirtilmemesine rağmen Katolik inancın benimsemiş olduğu “Lekesiz Gebelik” öğretisinde İsa’nın lekesiz olarak anne rahmine düşmesinin yanı sıra Meryem’in de annesinin rahmine lekesiz olarak düştüğü belirtilmektedir. Ayrıca Meryem’in Havva’dan önce lekesiz gebelik için seçildiği ve “İlk Günah” olarak ifade edilen günahtan arınmış olarak doğmuş olduğu inancı hâkimdir. Lekesiz gebelik sahnelerinde yılana benzer bir yaratığın veya şeytanın Meryem’in ayakları altında tasvir edilmesinden dolayı itaatsizliğinden dolayı ilk günahı işleyen Havva’nın yerine geçen “Yeni Havva”yı temsil ettiği düşünülmektedir (Tükel ve Arsal, 2014: 219-220).
 +
 +~~DISQUS~~