Site Aletleri


Tanrı Enki

Tanrılar, tüm varlıkların uyum içinde yaşadığı cennet gibi bir yer olan Dilmun diyarında otururlar. Tanrıça Nintu, Sümer tanrılarının en önemlilerinden olan Enki'den yağmur yaratmasını ister. Su tanrısı olarak Enki bu ricayı kabul eder ve doymak bilmez bir cinsel iştaha sahip olduğu için Nintu yu da baştan çıkarmaya uğraşır. Evliliğe kutsal önem atfeden bu Sümer hikayesinde Nintu, Enki onu namuslu bir kadın yapana dek tutkularına teslim olmaz.

Ne yazık ki bu evlilik namusa ilişkin çekinceleri bitiriverir. Nintu dokuz günlük hamileyken Ninsar ı (bitkilerin tanrısı) doğurur. Babası Ninsar ı da hamile bırakır. Yalnızca dokuz günlük bir hamilelikten sonra Ninsar, Ninkurrayı (dağların tanrısı) doğurur. Enki, geleneği bozmayarak Ninkurra yı da hamile bırakır, o da Uttu yu doğurur. Enki, Uttu yu da elde etmeyi başarır, böylece aynı durum dördüncü kuşakta da tekrarlanmış olur.

Uttu nun dayanacak gücü kalmadığında Nintu onun bedenindeki son “tohumu” alır ve toprağa eker, buradan da sekiz değişik bitki filizlenir. Yeterince belaya sebep olmamış gibi, Enki bu bitkilerin lezzetli göründüğünü düşünür ve onları hemen yiyip bitirir. Fakat bu bebekleri dünyaya getirmesini sağlayacak uzuvlara sahip olmadığı için hastalanır ve bedeninin sekiz yeri şişer.

İmdadına Nintu yetişir, Enki’nin dölünü alır ve sekiz tanrıçayı kendisi dünyaya getirir. Bu tanrıçaların her biri, Enk’ı nin bedeninde ağız, çene, kaburga gibi zarar gören kısımların birinin tedavisinden sorumludur. Bu mit hem aşırılığın zararlarına karşı bir ders niteliğindedir, hem (insanlar için olduğu kadar bitkiler için de) yaşamın doğuşunu anlatır, hem de çeşitli rahatsızlıklarda dua edilecek tanrıçalar yaratmış olur.